Terörle Mücadelede Yaralandığı Halde Malül / Gazi Olamayanlar İçin 7594 Sayılı Kanun Kapsamında Haklara İlişkin Bilgi Broşürü
7594 sayılı Kanun — Soru ve Cevaplarla Rehber
18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3713, 5434, 5510, 7082, 1005 ve 4736 sayılı Kanunların, 4/1053 sayılı Nizamnamenin ve Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliğinin güncel metinleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Bu Broşür Kimin İçin Hazırlandı?
Bu broşür, terörle mücadele görevi sırasında yaralandığı halde, maluliyet derecesi alamadığı için bugüne kadar kendisine aylık bağlanamamış kişiler için hazırlanmıştır.
7594 sayılı Kanun ile bu tablo değişmiştir. Artık, hakkınızda hiçbir derece tespiti yapılamamış olsa dahi aylık bağlanması mümkün hale gelmiştir.
Broşürü baştan sona okumanız, kendi durumunuzun hangi hukuki yola girdiğini büyük ölçüde kendiniz değerlendirebilmeniz için yeterlidir.
Bölüm 1 — Hızlı Uygunluk Testi
Aşağıdaki altı sorunun tamamına “EVET” diyorsanız, yeni kanundan yararlanma ihtimaliniz yüksektir. Bir tanesine dahi “HAYIR” diyorsanız durumunuz ayrıca değerlendirilmelidir; bu, kesin olarak kapsam dışında olduğunuz anlamına gelmez.
- Olay tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı askerî personeli (erbaş ve erler dâhil), Millî İstihbarat Teşkilatı mensubu, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personel ya da güvenlik korucusu muydunuz?
☐ EVET ☐ HAYIR
- Yaralanmanız, terörle mücadele görevinin ifası sırasında mı meydana geldi?
☐ EVET ☐ HAYIR
- Yaralanmanız; ateşli silah mermi çekirdeği, şarapnel, el yapımı patlayıcı (EYP), mayın, havan, roket, el bombası veya benzeri mühimmatın etkisiyle ya da bunların oluşturduğu blast (basınç) veya termal etki sonucu mu; yahut terör örgütü mensuplarının kesici, delici, ezici veya benzeri yakın muharebe niteliğindeki saldırısı sonucu mu oluştu?
☐ EVET ☐ HAYIR
- Yaralanmanız basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek türden hafif bir yaralanmanın ötesinde miydi (cerrahi müdahale, hastanede yatış, kırık, organ veya doku kaybı, vücutta kalan şarapnel parçası vb.)?
☐ EVET ☐ HAYIR
- Bugüne kadar hakkınızda vazife malullüğü derecesi (1-6. derece) tespit edilmedi mi; yani ya “malul sayılmadınız” ya da hiç derece tespiti yapılmadı mı?
☐ EVET ☐ HAYIR
- Olay, 18 Ağustos 2026 tarihinden önce mi meydana geldi?
☐ EVET ☐ HAYIR
| Altı soruya da “EVET” dediyseniz: Başvuru hakkınızın bulunması ihtimali yüksektir ve sürenin dolmasını beklemeden dosyanızı hazırlatmanız gerekir.
1. soruya “HAYIR”, diğerlerine “EVET” dediyseniz: Yeni kanunun Geçici 20. maddesi kapsamında olmayabilirsiniz; ancak Bölüm 2’de anlatılan ikinci yol (Ek Madde 3) size açık olabilir. |
Bölüm 2 — Sizin İçin Açık Olan Yollar
Mevzuatta, terör olayında yaralananlar için üç basamaklı bir yapı bulunmaktadır:
|
Basamak |
Kimler için |
Sonuç |
| 1 |
Vazife malullüğü aylığı |
İlgili mevzuata göre malul sayılanlar |
Tam vazife malullüğü aylığı ve gazilik hakları |
| 2 |
3713 s.K. Ek Madde 3 aylığı |
Malul sayılmayan, ancak talebi üzerine Nizamname’ye göre 1-6. derece tespiti yapılanlar |
Derecesine göre 17.820 – 27.288gösterge üzerinden aylık (göstergede artış) |
| 3 |
3713 s.K. Geçici Madde 20 aylığı (YENİ) |
Malul de sayılmayan, hakkında derece tespiti de yapılmayan güvenlik personeli |
17.135 gösterge üzerinden aylık |
İkinci basamağın nitelikleri nedir?
- Aylık daha yüksektir. En düşük derece olan 6. derecede dahi gösterge 820’dir; yeni Geçici 20. maddedeki 17.135’ten yüksektir. Üst derecelerde fark çok büyür.
- Asgari aylık güvencesi vardır. Herhangi bir sigortalılık statüsüne tabi çalışması olanlara bağlanacak ilk aylık, hesaplanacak emekli veya yaşlılık aylığının %25 artırımlı tutarından az olamaz.
- Emekli ikramiyesi ödenir (5510 s.K. m. 4/1-c kapsamındaki sigortalılar için, ikramiyeye esas hizmet süreleri üzerinden).
- Vefat halinde anne ve babaya intikal eder. Bu aylıklar, vefat halinde anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın hak sahiplerine ölüm aylığı olarak intikal ettirilir.
- Kapsamı daha geniştir. Ek Madde 3; 3713 s.K. m. 21/1’in (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamındakileri kapsar. Yani yalnızca güvenlik personelini değil, terör eylemine muhatap olan kamu görevlilerini, askerî ve polis öğrencilerini ve terör eyleminin ortaya çıkarılmasına yardımcı olan sivilleri de içerir.
Üçüncü basamak (Geçici Madde 20) ne zaman devreye girer?
Nizamname’ye göre hiç derece tespiti yapılamadığında ya da zaten hiç böyle bir tespit yapılmamışken. Yani Geçici 20. madde, ikinci basamağın da dışında kalanlar için getirilmiştir.
| • Geçici 20. madde başvurusunu hak düşürücü süre içinde mutlaka yapınız (bkz. Bölüm 6). Bu sürenin kaçırılması telafi edilemez.
• Aynı zamanda Ek Madde 3 kapsamında derece tespiti talebinde bulununuz.
Kanun bu ikisinin çatışmasını da çözmüştür: Geçici 20. madde uyarınca aylık aldıktan sonra Ek Madde 3 kapsamında derece tespiti yapılırsa, karar tarihini takip eden ay başından itibaren Ek Madde 3 hükümlerine geçilir ve Geçici 20 aylığı o tarihten itibaren kesilir. Yani önce Geçici 20 aylığını almanız, sonradan daha yüksek olan Ek Madde 3 aylığına geçmenize engel değildir. |
Bölüm 3 — Yeni Düzenleme Hakkında Temel Sorular
S1. 7594 sayılı Kanun bana ne getiriyor?
Kanunun 5. maddesiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen Geçici 20. madde, terörle mücadele görevi sırasında yaralandığı halde malul sayılmayan veya hakkında Nizamname’ye göre derece tespiti yapılmayan güvenlik personeline, maluliyet derecesi şartı aranmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlanmasını öngörmektedir.
Bu, geçmişte hiçbir basamağa giremeyen kişiler için ilk kez düzenli bir gelir hakkı doğurmaktadır.
S2. “Maluliyet dereceniz oluşmadı” denilerek talebim reddedilmişti. Bu kanun benim durumumu mu düzenliyor?
Evet.
Geçici 20. madde, kapsamdaki kişileri açıkça “malul sayılmayan veya … Vazife Malullüklerinin Nevileriyle Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılmayan” kişiler olarak tanımlamıştır. Buna göre:
- Sağlık kuruluna çıkıp “maluliyet derecesi teşekkül etmemiştir” kararı alanlar,
- Hakkında hiç derece tespiti yapılmamış olanlar,
her ikisi de kapsamdadır. Geçmişte ret kararı almış olmanız bir engel değildir; aksine, kapsamda olduğunuzun göstergesidir.
| Ancak ret yazınızda Nizamname’ye göre bir derece (1-6) tespit edildiği yazıyorsa durumunuz farklıdır: bu halde Geçici 20. madde değil, Ek Madde 3 uygulanır ve bu sizin lehinizedir. Ret evrakınızı mutlaka avukatınıza gösteriniz. |
S3. Bu kanunla “vazife malulü” veya “gazi” mi oluyorum?
Hukuki statünüz vazife malullüğünden farklıdır; ancak haklarınız önemli ölçüde yaklaştırılmıştır.
Geçici 20. madde size vazife malullüğü statüsü vermemekte, ayrı ve özel bir aylık bağlamaktadır. Bununla birlikte kanun, bu kapsamda aylık bağlananların, aylık bağlanmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan yararlanacağını ayrıca düzenlemiştir.
İleride maluliyet dereceniz oluşursa, üst basamaklara geçişiniz de kanunda güvence altına alınmıştır.
Bölüm 4 — Ben Faydalanabilir miyim?
Geçici 20. madde dört şartı birlikte aramaktadır: (1) olay tarihindeki statünüz, (2) olayın niteliği, (3) yaralanmanın ağırlığı, (4) mevcut maluliyet durumunuz.
S4. Kimler başvurabilir? (Şart 1 — Statü)
Geçici 20. madde kapsamına, olay tarihinde aşağıdaki görevlerde bulunanlar girmektedir:
- Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının askerî personeli. Kanun metninde “erbaş ve erler dâhil” ifadesi açıkça yer aldığından; subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş, erbaş ve erler kapsamdadır.
- Millî İstihbarat Teşkilatı mensupları.
- Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli.
- Güvenlik korucuları.
| Önemli: Bu sayım kanunda sınırlı (tahdidî) olarak yapılmıştır. Listede yer almayan bir statüde iseniz — örneğin bir kamu kurumunun sivil memuru, sözleşmeli personeli veya emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki bir personeli iseniz — Geçici 20. madde kapsamında değilsiniz. Ancak bu durumda dahi Ek Madde 3 yolu size açık olabilir (bkz. Bölüm 2), çünkü Ek Madde 3, terör eylemine muhatap olan kamu görevlilerini de kapsamaktadır. |
S5. Yaralanmam hangi olaydan kaynaklanmış olmalı? (Şart 2 — Olayın niteliği)
Kanun, kabul edilecek yaralanma sebeplerini iki grup halinde ve sınırlı olarak saymıştır. Yaralanmanızın terörle mücadele görevlerinin ifası sırasında ve aşağıdaki sebeplerden biriyle meydana gelmiş olması gerekir:
(a) Terör eylemleri sonucu:
- Ateşli silah mermi çekirdeği, şarapnel veya benzeri mühimmatın vücutta penetran (delici) yaralanmaya neden olması,
- Ateşli silah, el yapımı patlayıcı (EYP), mayın, havan, roket, el bombası, şarapnel veya benzeri patlayıcı mühimmatın etkisi,
- Bunların oluşturduğu blast (basınç) ve termal (ısı) etki.
(b) Terör örgütü mensuplarının saldırısı sonucu:
- Kesici, delici, ezici veya benzeri yakın muharebe niteliğindeki saldırılar.
S6. Hangi haller Geçici 20. madde kapsamı dışındadır?
Kanunun lafzı gereği aşağıdaki durumlar bu madde kapsamında değildir:
- Trafik kazası, eğitim ve tatbikat kazası, düşme, iş kazası gibi terör eylemi dışındaki olaylar,
- Kazaen silah boşalması gibi terör eylemi niteliği taşımayan haller,
- Terörle mücadele görevinin ifası dışında meydana gelen olaylar,
- Yaralanma ile sonuçlanmayan, yalnızca ruhsal etkilerle sınırlı kalan haller,
- Adli Tıp ölçütlerine göre hafif nitelikte kalan, yani basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar.
| Ancak 1 ve 2 numaralı haller için önemli bir istisna vardır. 3713 sayılı Kanunun 21. maddesine 2012 yılında eklenen fıkra uyarınca; kamu görevlileri ile 21/1-(h) ve (j) bentleri kapsamındakilerin, terör olaylarını önlemek amacıyla patlayıcı maddeye bağlı olarak veya terör olaylarının önlenmesi, takibi ya da etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında yahut bu görevlere gidiş ve dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda uğradıkları zararlar da kanun kapsamına alınmıştır. Yani “kaza” nitelemesi tek başına sizi kapsam dışına çıkarmaz. Bu değerlendirmeyi mutlaka avukatınıza yaptırınız. |
S7. Yaralanmam ne kadar ağır olmalı? “Hafif nitelikte olmayan yaralanma” ne demektir? (Şart 3)
Kanun, klasik 1-6. derece maluliyet baremini aramamakta; bunun yerine Adli Tıp Kurumunca kullanılan tıbbi değerlendirme ölçütlerini esas almaktadır.
Bu ölçütlerde belirleyici kavram, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup olmadığıdır. Yaralanmanız bu ölçüyü aşıyorsa — örneğin cerrahi müdahale, hastanede yatış, kırık, organ veya doku kaybı, sinir ya da kas hasarı, vücutta kalan şarapnel parçası söz konusuysa — “hafif nitelikte olmayan yaralanma” kabul edilir.
Bu, klasik maluliyet baremlerinden belirgin şekilde daha düşük bir eşiktir. Geçmişte “fonksiyon kaybı yeterli değil” gerekçesiyle reddedilmiş olmanız, bu yeni eşiği karşılamadığınız anlamına gelmez.
Ayrıca olay ile yaralanma arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğunun da tespiti gerekir. Bu tespit, bünyesinde en az bir adli tıp uzmanı bulunan sağlık kurulu tarafından düzenlenecek raporla yapılır.
S8. “Derece tespiti yapılmayan” ne demektir? (Şart 4)
Vazife malullüğü dereceleri, 1953 tarihli Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname’ye ekli cetvele göre birinci dereceden altıncı dereceye kadar belirlenir. Cetvelde yer almayan hallerde derecenin hangi kademeye gireceği ilgili sağlık kurulunca tayin edilir.
Bu cetvele göre hakkınızda hiçbir derece belirlenememişse (“derece tespiti yapılmayan”) veya hiç bu yönde bir inceleme yapılmamışsa, Geçici 20. madde kapsamındasınızdır.
S9. Hâlen görevde değilim; ilişiğim kesildi, terhis oldum veya emekli oldum. Başvurabilir miyim?
Evet. Kanun, başvuru için hâlen görevde bulunma şartı aramamaktadır. Aranan şart, olay tarihinde yukarıda sayılan kurumlardan birine mensup olmanızdır. Terhis olmuş bir er, sözleşmesi feshedilmiş bir uzman erbaş veya emekli bir polis memuru da başvurabilir.
Başvurunuzu, hâlen çalıştığınız yere değil, olay tarihinde mensubu olduğunuz kuruma yapmanız gerekir.
S10. Terör olayında yaralanan bir sivil vatandaşım. Kapsamda mıyım?
Geçici 20. madde bakımından hayır. Bu madde kapsamdaki kişileri güvenlik personeli ile sınırlamıştır. Ancak:
- 15 Temmuz kapsamındaysanız 7082 s.K. m. 14/2 uygulanır.
- Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinde yardımcı ve faydalı olduğunuz sırada yaralandıysanız ve durumunuz ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlandıysa, 3713 s.K. m. 21/1-(j) ve dolayısıyla Ek Madde 3 kapsamında olabilirsiniz.
Dosyanızı mutlaka değerlendirtiniz.
S11. Yakınım terör olayında yaralanmıştı veya hayatını kaybetmişti. Onun adına ben başvurabilir miyim?
Geçici 20. madde bakımından hayır. Madde, aylık bağlanmasını açıkça “kendilerine” özgülemiştir; bu madde kapsamında dul ve yetimlere ya da ana babaya aylık bağlanması öngörülmemiştir.
Buna karşılık Ek Madde 3 kapsamında bağlanan aylıklar, hak sahibinin vefatı halinde anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın hak sahiplerine ölüm aylığı olarak intikal ettirilmektedir. Bu da ikinci yolun önemini göstermektedir.
Ayrıca 7594 sayılı Kanun, şehit ve malul yakınlarına ilişkin başka iyileştirmeler de getirmiştir (bkz. Bölüm 9).
S12. Geçmişte bu konuda dava açtım ve kaybettim. Bu, yeni başvuruma engel olur mu?
Kural olarak hayır. Geçici 20. madde ile yeni ve bağımsız bir idari başvuru yolu ihdas edilmiştir. Geçmişteki ret kararları, o tarihte yürürlükte olan mevzuata göre verilmiştir; yeni başvuru ise farklı bir hukuki sebebe dayanmaktadır.
Hâlen derdest bir davanız varsa, dava ile yeni idari başvurunun birlikte nasıl yürütüleceği konusunda mutlaka avukatınızla görüşünüz.
Bölüm 5 — Ne Kadar Aylık Alacağım?
S13. Aylık tutarı nasıl hesaplanıyor?
Aylık tutarı kanunda sabit bir TL rakamı olarak değil, formül olarak belirlenmiştir:
| Aylık Tutarı = Gösterge Rakamı × Memur Aylık Katsayısı |
Memur aylık katsayısı her yıl Ocak ve Temmuz aylarında güncellendiğinden, aylığınız da yılda iki kez kendiliğinden artacaktır.
1 Temmuz 2026 – 31 Aralık 2026 dönemi için memur aylık katsayısı 1,575512’dir. Bu katsayıya göre yaklaşık tutarlar şöyledir:
| Hukuki dayanak |
Gösterge |
Yaklaşık aylık tutar |
| Geçici Madde 20 / 7082 s.K. m. 14/2 |
17.135 |
26.996 TL |
| Ek Madde 3 — 6. derece |
17.820 |
28.076 TL |
| Ek Madde 3 — 5. derece |
19.673 |
30.995 TL |
| Ek Madde 3 — 4. derece |
21.578 |
33.996 TL |
| Ek Madde 3 — 3. derece |
23.485 |
37.001 TL |
| Ek Madde 3 — 2. derece |
25.385 |
39.994 TL |
| Ek Madde 3 — 1. derece |
27.288 |
42.993 TL |
| Yukarıdaki tutarlar gösterge × katsayı hesabının sonucudur; kesinti, ek ödeme ve varsa diğer artırımlar dahil değildir. Kesin tutar SGK’nın tahsis işlemiyle belirlenir. Tablo, iki yol arasındaki farkı göstermek amacıyla verilmiştir. |
S14. Bu aylık ne zaman başlar? Geçmişe dönük ödeme yapılır mı?
Geçici 20. madde kapsamında aylık, başvuru tarihinizi takip eden ay başından itibaren bağlanır. Kanun, olay tarihine veya geçmiş yıllara dönük birikmiş ödeme öngörmemektedir.
| Bunun pratik sonucu şudur: Başvuruyu geciktirdiğiniz her ay, bir daha telafi edilemeyecek bir kayıptır. Süreniz dolmamış olsa dahi başvuruyu ertelemenin size hiçbir faydası yoktur. |
S15. Çalışıyorum veya başka bir aylık alıyorum. Bu aylık yine de bağlanır mı?
Geçici 20. madde metninde, çalışma veya başka bir aylık alma haline ilişkin kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.
Ek Madde 3 bakımından ise kanun bu hususu ayrıntılı olarak düzenlemiştir: aylığa hak kazanılmasından önceki ve sonraki sigortalılık süreleri birleştirilmez, sonradan geçen süreler ayrı bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilir ve aylık bağlandıktan sonraki çalışmalar için 5510 s.K. geçici 4. madde hükümleri uygulanmaz.
Kendi özel durumunuz (mevcut emekli aylığınız, kamu görevi, sigortalı çalışmanız) sonucu doğrudan etkileyebileceğinden, bu bilgileri avukatınıza mutlaka bildiriniz.
S16. Aylık dışında hangi haklardan yararlanacağım?
Kanun, bu kapsamda aylık bağlananların “aylık bağlanmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere”, 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan yararlanacağını düzenlemiştir.
1005 sayılı Kanunun kendisi yalnızca şeref aylığı bağlanmasını düzenler ve size bağlanacak olan şeref aylığı değildir. Kanunun size sağladığı, 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için diğer mevzuatta öngörülmüş olan haklardır. Bunların başlıcaları, dayanaklarıyla birlikte şunlardır:
1) Ücretsiz seyahat hakkı (4736 s.K. m. 1 ve Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği m. 4/1-a)
Hak, aşağıdaki toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanmayı kapsar:
- Demiryollarının şehir içi ve şehirlerarası hatları,
- Denizyollarının şehir içi ve şehirlerarası hatları,
- Belediyelere, belediyelerin kurduğu şirket, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyelerce yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma
Kapsam dışı olanlar: taksi, taksi dolmuş, dolmuş, servis araçları ile rekreatif ve turistik amaçlı araçlar. Karayoluyla yapılan şehirlerarası otobüs taşımacılığı da bu hak kapsamında değildir.
Yönetmelik bu hakkı, hak sahibinin kendisi, eşi, anne ve babası ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocuklarıbakımından düzenlemektedir.
2) Elektrik ve su indirimi (4736 s.K. m. 1)
İkametgâhta kullanılan elektrik enerjisi ücreti %40’tan, belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50’den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.
Doğal gaz bakımından bu maddede bir indirim öngörülmemiştir; bu yöndeki uygulamalar varsa ayrı düzenlemelere dayanır.
Bu hak nasıl kullanılır? — Seyahat Kartı
- Kartı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı düzenler; başvuru aile ve sosyal hizmetler il müdürlüğüne yapılır.
- Seyahat kartı hak sahiplerine bedelsiz verilir; çalınma, kaybolma veya kullanılamaz hale gelme durumunda yine bedelsiz
- Kartın ibrazı halinde ücretsiz seyahat hakkı herhangi bir gerekçeyle engellenemez. Engellenmesi halinde, haktan yararlandırılmayan her kişi için mülki idare amiri tarafından toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası uygulanır.
| Uygulamada karşılaşabileceğiniz sorun: Hem 4736 sayılı Kanun hem de Yönetmelik, bu hakları “1005 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlananlar” ifadesiyle tanımlamaktadır. Siz 1005 sayılı Kanun kapsamında aylık almayacaksınız; hakkınızın dayanağı, 7594 sayılı Kanunun bu haklara yaptığı atıftır. İkincil mevzuat bu atfa göre güncelleninceye kadar il müdürlüğü uygulamasında tereddüt doğabilir.
Bu nedenle kart başvurunuza, SGK’nın aylık bağlama yazısı ile birlikte, dayandığınız hükmü (3713 s.K. geçici m. 20 dördüncü fıkra veya 7082 s.K. m. 14) açıkça belirten bir dilekçe ekleyiniz. Talebiniz reddedilirse ret işlemine karşı idari dava yolu açıktır. |
Aile fertleri bakımından: 7594 sayılı Kanun hakkı “bu madde kapsamında aylık bağlananlar” yönünden düzenlemiş; buna karşılık ücretsiz seyahat hakkı ilgili mevzuatta eş, anne baba ve çocukları da kapsayan bir bütün olarak öngörülmüştür. Aile fertlerinin de karttan yararlanıp yararlanamayacağı uygulamada netleşecektir.
Bu hakların kapsamı ilgili ikincil mevzuata göre belirlendiğinden ve zaman içinde değişebildiğinden, güncel hak listesi başvuru aşamasında kurumdan teyit edilmelidir.
Bölüm 6 — Süre
S17. Başvuru için süre sınırlı mı?
Evet ve bu bir hak düşürücü süredir. Kanun, Geçici 20. madde kapsamındaki başvuruların “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde” yapılmasını emretmektedir.
(Ek Madde 3 kapsamındaki derece tespiti talebi için böyle bir süre öngörülmemiştir.)
S18. Son başvuru tarihi tam olarak hangi gündür?
Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir belirsizlik bulunmaktadır:
- 7594 sayılı Kanunun 8. maddesinin (b) bendi, Geçici 20. maddeyi ekleyen 5. maddenin “1/9/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde” yürürlüğe gireceğini düzenlemiştir.
- Bu ifadeye göre yürürlük tarihi, kanunun yayımı tarihi olan 18.08.2026’dır; 01.09.2026 ise hükümlerin geçerlilik (mali sonuç doğurma) tarihidir.
Buna göre bir yıllık sürenin 18.08.2027 tarihinde dolacağı yorumu, kanunun lafzına en uygun ve en ihtiyatlı yorumdur. Bazı değerlendirmelerde bu tarih 01.09.2027 olarak gösterilmektedir.
| Uygulanması gereken kural şudur: Başvurunuzu, iki tarihten erken olanı olan 18.08.2027 gününü esas alarak, mümkün olan en kısa sürede yapınız. İki tarih arasındaki farka güvenerek beklemek, telafisi mümkün olmayan hak kaybına yol açabilir. |
S19. Olayımın hangi tarihten önce meydana gelmiş olması gerekiyor?
Geçici 20. madde, yalnızca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar hakkında ve bir defaya mahsusuygulanır. Bu tarihten sonra meydana gelen olaylar bakımından bu madde kapsamında yeni başvuru yapılamaz.
Yürürlük tarihine ilişkin yukarıdaki tartışma burada da geçerlidir; 18.08.2026 tarihinden önceki olaylar bakımından herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
S20. Süreyi kaçırırsam ne olur?
Hak düşürücü süre geçtikten sonra bu madde kapsamında başvuru yapılamaz. Sürenin ihyası veya eski hale getirilmesi mümkün değildir. Madde “bir defaya mahsus” getirildiğinden, ikinci bir fırsat bulunmamaktadır.
Bu halde dahi Ek Madde 3 yolu kapanmaz; ancak orada 1-6. derece tespiti şartı arandığından sonuç garanti değildir.
Bölüm 7 — Başvuru Süreci
S21. Başvurudan sonra süreç nasıl işliyor?
Kanunun öngördüğü aşamalar şunlardır:
- Başvuru. Olay tarihinde mensubu olduğunuz kuruma dilekçe ve ekleriyle başvurursunuz.
- Ön değerlendirme. Kurum, yaralanmanın madde kapsamında olabileceğini değerlendirirse, ilgili bilgi ve belgelerle birlikte sizi Sağlık Bakanlığınca belirlenen hastanelere sevk eder.
- Sağlık kurulu raporu. Hastane, mevcut tıbbi kayıtlarınız ve diğer sağlık belgeleriniz esas alınarak, yaralanmanın madde kapsamında olup olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporunu düzenler ve kuruma gönderir.
- SGK’ya intikal. Kapsamda olduğu tespit edilenlerin raporu ile diğer bilgi ve belgeleri, aylık bağlanması amacıyla kurum tarafındanSGK’ya gönderilir.
- Aylık bağlanması. SGK, başvuru tarihinizi takip eden ay başından itibaren aylık bağlar.
| Uygulamada belirleyici aşama üçüncü adımdır. Raporda “hafif nitelikte olmayan yaralanma” ve “olay ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu” tespitlerinin açıkça yer alması ve kurulda en az bir adli tıp uzmanının bulunması şarttır. Bu iki husus yakından takip edilmelidir. |
S22. Rapor ve muayene için ücret ödeyecek miyim?
Hayır. Kanun, bu amaçla düzenlenecek sağlık raporlarından ücret alınmayacağını açıkça hükme bağlamıştır.
S23. Hangi belgeleri hazırlamalıyım?
Kanun, raporun mevcut tıbbi kayıtlar ve diğer sağlık belgeleri esas alınarak düzenleneceğini öngördüğünden, dosyanızın gücü geçmiş kayıtlarınızın eksiksizliğine bağlıdır. Toplanması gereken belgeler:
- Olaya ilişkin belgeler: Olay yeri ve olay tespit tutanağı, birlik veya karakol kayıtları, görev emri, olayın terör olayı olduğunu gösteren yazı, varsa savcılık soruşturma evrakı.
- Tıbbi belgeler: İlk müdahale ve revir kayıtları, tahliye kayıtları, ameliyat ve cerrahi müdahale raporları, epikriz (çıkış özeti) raporları, radyoloji görüntüleri ve raporları (şarapnel parçası vb.), sonraki kontrol muayenelerine ait belgeler.
- Statü belgeleri: Görev süresini ve olay tarihindeki birliği veya görev yerini gösteren belge, terhis belgesi ya da hizmet belgesi.
- Geçmiş başvuru evrakı: Daha önce SGK’ya veya kurumunuza yaptığınız başvurular, alınan ret kararları, sağlık kurulu raporları, varsa dava dosyası ve mahkeme kararları.
- Kimlik ve dilekçe: Kimlik fotokopisi ve gerekçeli başvuru dilekçesi; başvuru avukat aracılığıyla yapılıyorsa vekâletname.
| Belgelerin bir kısmını temin edemiyorsanız başvurudan vazgeçmeyiniz. Kurum ve hastane kendi arşiv kayıtlarına da ulaşabilmektedir. Önemli olan süre içinde başvurmuş olmaktır. |
Bölüm 8 — Başvurudan Sonrası
S24. Aylık bağlandıktan sonra sağlık durumum kötüleşirse ne olur?
Haklarınız korunur ve yükselir. Kanun; bu madde uyarınca aylık bağlananlardan söz konusu yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malul olduklarına karar verilenler ile 3713 sayılı Kanunun ek 3. maddesinin birinci fıkrası kapsamında derece tespiti yapılanlarhakkında, karar tarihini takip eden ay başından itibaren ilgisine göre 21. madde veya ek 3. madde hükümlerinin uygulanacağını düzenlemiştir.
| Dikkat: Bu geçiş halinde, Geçici 20. madde uyarınca bağlanmış olan aylığınız, yeni aylığın başladığı tarihten itibaren kesilir. İki aylık birlikte ödenmez; daha yüksek olan yeni rejime geçiş yapılır. |
S25. Başvurum reddedilirse ne yapabilirim?
Ret işlemi bir idari işlem olduğundan, tebliği tarihinden itibaren yasal süresi içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Ret gerekçesinin dört şarttan (statü, olayın niteliği, yaralanmanın ağırlığı, illiyet bağı) hangisine dayandığı, izlenecek hukuki yolu belirler.
Özellikle sağlık kurulu raporuna dayalı ret hallerinde, rapora itiraz ve yeniden rapor talebi süreci ile dava süresinin birlikte yürütülmesi gerekir. Ret kararını aldığınızda vakit kaybetmeden avukatınıza başvurunuz.
Bölüm 9 — Hâlen Vazife Malulü Olanlar ve Yakınları İçin Ne Değişti?
Bu broşürün ana konusu maluliyet derecesi alamayanlar olmakla birlikte, 7594 sayılı Kanun mevcut hak sahiplerine de iyileştirmeler getirmiştir:
- 3713 sayılı Kanun ek 3. madde göstergeleri yükseltilmiştir. Yeni gösterge rakamları: 1. derece 288, 2. derece 25.385, 3. derece 23.485, 4. derece 21.578, 5. derece 19.673, 6. derece 17.820.
- Taban aylık güvencesi getirilmiştir. 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrasının (h) (erbaş ve erler ile geçici veya gönüllü köy korucuları), (i) (askerî ve polis öğrencileri) ve (j) (terör eyleminin ortaya çıkarılmasına yardımcı olan siviller) bentleri kapsamındakilere bağlanacak aylığın toplam tutarı, 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan az olamaz. Güncel katsayıya göre bu, yaklaşık 55.770 TL’lik bir taban demektir. Hak sahiplerinin aylığı ise bu tutarın hisseleri oranına göre belirlenir.
- Aynı kişiler için derece başlangıcı ve ek göstergeler belirlenmiştir. En az dört yıllık yükseköğrenim mezunları sekizinci derecenin birinci kademesinden, diğerleri eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin birinci kademesinden başlatılır; derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılır ve dördüncü dereceye yükselenler için 100, üçüncü derece için 2.200, ikinci derece için 3.000, birinci derece için 3.600 ek gösterge esas alınır.
- Ek 3. madde kapsamında aylık bağlananlardan 7082 sayılı Kanunun 14. maddesi kapsamında bulunmayanlar, aylık bağlanmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için sağlanan diğer haklardan yararlanacaktır.
- Ana ve babalara aylık bağlanmasındaki statü sınırlaması kaldırılmıştır. 5434 sayılı Kanunun 72. maddesinin dördüncü fıkrasındaki “erbaş ve erler ile yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin ana veya babasına” ibaresi “ana ve babalara” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece hüküm, statü ayrımı olmaksızın tüm ana ve babaları kapsar hale gelmiştir.
- Bakıma muhtaç malullere yapılan ek ödeme artırılmıştır. 5434 sayılı Kanunun ek 77. maddesi uyarınca, başkasının yardım ve desteği olmadan yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak derecede malul olanlara, 16 yaşından büyükler için tespit edilen otuz günlük net asgari ücretin “iki katı” yerine artık “iki buçuk katı” tutarında ödeme, aylıklarıyla birlikte ayrıca yapılacaktır.
- 5510 sayılı Kanunun geçici 18. maddesinde yer alan “askerlik çağı dışına çıktıkları” ibaresi “55 yaşını doldurdukları” şeklinde değiştirilerek uygulamadaki belirsizlik giderilmiştir.
Hukuki Uyarı
Bu broşür yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa veya danışmanlık niteliğinde değildir. Her dosya kendi somut özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Kanunun uygulanmasına ilişkin ikincil düzenlemeler ve kurum uygulamaları zaman içinde değişebilir. Broşürdeki tutarlar 1 Temmuz 2026 – 31 Aralık 2026 dönemi memur aylık katsayısı (1,575512) esas alınarak hesaplanmış yaklaşık değerlerdir.
| Başvuru hakkı hak düşürücü süreye bağlıdır. Lütfen dosyanızı vakit kaybetmeden değerlendirtiniz. |
İNDİR